cemd
24/5/2009
-
IDEAL dostluklar... ceşitler...
        Ana sevgisine yar sevdasına benzemez Kenetlenmektir arkadaşlık Geceleri gecelere bağlayan sohbetlerde Ağlamaktır.. beraberce yas tutmaktır. Özlemektir gurbetlerde ... | | |
Gönüller birdir dünyalar ayrı olsa da... |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/5/2009
-
Sevmek ve Özlemek
21/2/2009
-
Büyük Buluşmaya Dair...
Evet, bu cisim ebedî değil, demirden değil, taştan değil; ancak et ve kemikten ibaret birşeydir. Âni olarak senin başına yıkılıyor, altında kalıyorsun.. Bak zaman-ı mâzi, senin gibi geçmiş olanlara geniş bir kabir olduğu gibi, istikbal zamanı da geniş bir mezaristan olacaktır. Bugün sen iki kabrin arasındasın; artık sen bilirsin.
Arkadaş! Bildiğimiz, gördüğümüz dünya bir iken, insanlar adedince dünyaları hâvidir. Çünkü, her insanın tam mânâsıyla hayalî bir dünyası vardır. Fakat öldüğü zaman dünyası yıkılır, kıyameti kopar.
Risale-i Nur'dan

“Dünyada oturacağı bir ev için ömrünün çoğunu çalışarak geçiren nefsimiz, Cennette oturmak istediği ebedi evi için hiç yorulmayacak mı? Yoksa böyle bir talebi bulunmuyor mu?”
'' Boş Dünya'nın ardındaki Gerçek! ''
'Farkedebilene...'


? ? ?
Emr-i hak birgün baki olmadan; Dön de seyret kendi hayatını! |
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/1/2009
-
Hüzünlerim..
Yaka paça götürüyorlar bizi... Çocukluğumuzu,gençliğimizi...
Bilsen ki her an bir zelzele... Duysan ki ne velvele...Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya...
Ve duaya... Her derde devaya...
ALİ HAKKOYMAZ
 hep yürümek istiyor canım durmadan gitmek istiyor alabildiğince uzaklara.....kurtulmak istiyor kirli düşüncelerden düşünmek istemiyor hiç birşey.....!!! Ve ben sustum, Gökyüzü sustu, Toprak sustu, Gece sustu Bir koca dünya sustu karanlıkta Kara zindanlar sustu Vakit sustu, Sabır sustu, Ümit sustu Olanca gücüyle hayat sustu... Ah efendim, nicedir düştüm gül ormanına Bir yanda kervanlar yürüdü, diğer yanda ben Mavilere sürerek dilimin kandilini Daldım ışıltısına güzelliklerin Yani susmaların, Yani hayatın... Yenilmişliğime ver sessizliğimi Bir rüzgara bile sözüm geçmiyor, Efendim! Ölüm, soluklanıyor gecelerimde Yüzyıldır soğuk bir düşte yatıyorum besbelli Varlığım orda, varsın olsun, hissetmiyorum Bırakıp gidiyor ya, asil direncim Nerde olduğu önemli değil kuvvetin! Düşlerimde kabartma sureti sevgilinin Beni dinlemeden mi gidiyorsun efendim? Yalnız odalarda kalmışım veya kalabalık Şehrin caddelerinde kendimi bulamam ki ben! Gözlerimi örter kırgın deniz, paslı su Ve kıyameti çöllerin... Ah efendim, gül koklarım yokluğunda çağır beni Yeter ki, şefaat üfle omurgasına ruhumun O gün, susma günü yattığım keskin bıçakta Aşk yine, hasret yine, senin yolunda adımlarım Bir kıyama şahlanır, aşkında durulur... Yitirdiğim düşleri buldur bana efendim Çıkmaz sokaklarında şaşırdım hayatımın! Şimdi susma zamanı: Sözü, Sesi Ve düşü...
Özcan ÜNLÜ
Rahman ve Rahim olan
Adına sığınarak,
Açtım iki elimi
Kor gibi iki yaprak
Bir edep ölçeğinde
Umutlu ve utangaç,
İşte,dünya önümde
Benim ruhum
SANA
Aç…
O zaman peki, demişti Yusuf, Züleyha'ya.
Sen görüş gücü bir bez parçası ile yok olan bir puttan utanıyorsun da,
her yerde olanları ve olacakları gören, üstelik kalplerin içindeki niyetleri dahi bilen, kendisine gizli saklı olmayan benim Rabb'imden neden utanmıyorsun?
Sen utanmıyorsun benim O'ndan utanmamı neden anlamıyorsun? Üstelik ben Rabb'min gözlerini bağlayamam.
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/9/2008
-
Cennet Kokulu Cocukları Ne Hale Getirdik....!
5/4/2008
-
Hayvanlar ve doga , aleminden ilginc kareler..
23/1/2008
-
Kabe'nin iç, görüntü resmi..
6/1/2008
-
Aile..
25/12/2007
-
Cennetül baki kabristanlıgı..
25/12/2007
-
Hayeller ve gercekler.
|