Image Hosted by ImageShack.us
Siir - cemd - Blogcu <title> Siir - cemd - Blogcu



cemd

  • 22/9/2009 - Uyan ey Gözlerim Gafletten Uyan
  • Kategori: Siir



    "Uyuan Ey Gözlerim Gafletten Uyan!" İşte bu mısraları Sultan 3.Murat Hz.'leri
     

    yazmış.Parçanın sözleri ve müziği insanı etkiliyor.Çünkü bu parçanın yazılış nedeni çok farklı.Koca Sultan bunu bir sabah yatağında pişmanlık içinde yazmış.Neden acaba?İşte hikayesi ve MP3 formatında sözleri...



    Dediğimiz gibi koca Sultan bir sabah yatağında iki büklüm halde yazmıştır bu sözleri.Nedeni ise Allah Korkusu'dur.Bunu hissettiren ise o sabah kaçırdığı sabah namazıdır...

    Ne acayiptir ki, bir sabah namazı için bu beste yapılmış.Bu sayede tevbe edilmiştir.Biz her gün kaçırdığımız namazlarımıza bırakın beste yaparak pişmanlığımızı dile getirmeyi, bu anı bir kere yaşayıp bestesini yapanı bile yeterince tanımıyoruz.Bu hislerin tercümanı besteyi dinlemiyoruz...

    Özelikle bir ricam var: Bütün Osmanlı Padişahları başta olmak üzere bu işe gönül verip bizi bu günlere getirenler için birer Fatiha'yı eksik emeyelim.

    Keşke bizlerde bu hissiyat ile yanıp tutuşsak...İnşaallah bu sözler buna yardımcı olur.Buyrun sözler ve MP3 videosu ile dinleti:




    UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN-SULTAN 3.MURAD HAN

    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan
    Azrail’in kastı canadır, inan.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Seherde uyanırlar cümle kuşlar
    Dill-u dillerince tesbihe başlar
    Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Semâvâtın kapuların açarlar.
    Mü’minlere rahmet suyun saçarlar…
    Seherde kalkana hülle biçerler.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Bu dünya fanidir sakın aldanma.
    Mağrur olup tac-u tahta dayanma.
    Yedi iklim benim deyu güvenme.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan

    Benim, Murad kulun, suçumu affet.
    Suçum bağışlayub günahım ref’ et.
    Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
    Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
    Uyan uykusu çok gözlerim uyan
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 20/7/2009 - Gönüller Güzele Akar...
  • Kategori: Siir


    Sokaktan geçerken Yusuf’un yüzünün nuru o civarda bulunan köşklerin,
    evlerin pencerelerinden içeriye vurur, düşerdi.
    Köşklerde bulunanlar:

    " Belli ki Yusuf gezmeye çıktı, şimdi buradan geçiyor! " derlerdi.

    Köşede bucakta oturanlar da duvarlarda ışıklar,
    parıltılar görünce, Yusuf’un oradan geçtiğini anlarlardı.
    Yusuf’un geçtiği sokağa penceresi bulunan ev,

    onun oradan geçişinden şereflenir, nurlanırdı.

    (Ey kardeş) Aklını başına al da evinin penceresini

    Yusuf’un geçtiği sokağa aç;
    ve pencerenin önüne oturup onu seyret!
    Âşık olmak demek, nur gelen tarafa pencere açmaktır.
    Çünkü gönül, gerçek dostun yüzü ile aydınlanır, nurlanır.

    Güzelin kim olduğunu ne vakit unuttuk,

    ya güzelliğin neliğini ne zaman?..
    Bir yük oldu ömür, kovunca güzeli hayatımızdan;

    ve güzellik küsüp gitmişti, ömür bir yük oldu.

    Güzellik ruhlarda perveriş içindeydi. Güzellik bereketti, zenginlikti;

    güzeli arayan cihanın canını arıyor demekti.

    Güzel olan iyi doğru ve yararlı olandı.
    Güzel bir söz, güzel bir iş, güzel bir ders gibi.
    Güzel şiir de, güzel manzara da,

    güzel söz de hep estetik değeri tartmaktaydı.
    Din idi adı evvel güzelliğin,
    felsefe oldu sonra, bilgi oldu, yönetim ve siyaset oldu…
    Daha neler olmadı!..
    Herkes ve her şey güzelin peşinde,

    güzel ülkelerde güzel günler yaşandı.


    Sonra…
    Sonra güzel insanlar güzel atlara binip gittiler

    ve güzellikler yağmalandı birer birer.

    Hüzünlü gönülleri sabaha eklerken güzellikler,

    sevinci gizleyerek sabahı bekler oldular.

    Gözlere akseden renkler de,

    sazlara yankıyan ahenkler de güzelliğini yitirdiler.
    Bestelerimiz şiddet doldu, tatlı diller hayal oldu.

    Gönüller güzelden uzaklaştı, zira gönüllere kin bulaştı.

    Güzellik atıldı ya kaşlar da çatıldı.
    Oysa gelenek güzel üzerine bina olunur,

    kültür güzellikle beka bulurdu.
    Güzelin yönü gönleydi, hem güzelliğin de…
    Gönül Çalab’ın tahtıydı, Güzel’i aramayan iki cihan bedbahtıydı.
    Neye mâl olursa olsun, yaşamanın anlamı,

    güzel görünüşleri ve şekilleri;
    belki güzellik dolu gönülleri kurtarmaktı.

    Güzellik insana peşin verilmiş cennetti ve sultanlar güzele bakar,

    gönüller güzele akardı.


    Kitâb-ı Aşk/İskender Pala
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 14/2/2008 - Yusuf ile züleyha..
  • Kategori: Siir

     

    Beni rüzgara sor ne yana savrulduğumu o bilir

    Söylesin ateş ömrümün geçtiğini

    Nasıl kavrulduğumu o bilir

    Toprağa sor beni o bilir kaç defa öldüğümü

    Hasret kocaman toprak

    Hasrete düşen yaprak ben

    Söylesene rüzgar çok ama çok titrediğimi

    Hıçkır yağmur,hıçkır! Ne biçim yağdığımı

    Senden çok ağladığımı,sellere kapılıp bulunamadığımı

    Yusuf’u boş yere aradığımı hıçkır

    Zaman eriyen buz,zamanda çözülen ben

    Dalgalı bir deryayım gözünden süzülen

    Görünmez sabahlarda kuşlarla ağlaşırım

    Sevgini ekmek gibi cömertçe paylaşırım

    Kar’ı hiç erimeyen ağrı dağıyım

    Sevda bahçesinde hasret bağıyım

    Özlem yetiştiriyorum alan var mı?

    Gözyaşı ekiyorum veren var mı?

    Benimle beraber seven var mı?

    Mutluluğun kapısını çalmaktayım

    Şimdi sevmeyeceğim Allah’ım

    Ta ki seninle dolana kadar

    Seviyorum kulum diyene kadar

    Hiç bir kuyuya bakmayacağım

    Yusuf’u asla bulamayacağım

    Sana Züleyha olana kadar..............

     

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 13/1/2008 - Sen olurmusun
  • Kategori: Siir
    Susar mı şu gönül bir gün gelir de
    Duyduğum her bir ses sen olur musun
    Erir mi var ve yok gün gelir bir de
    Aldığım her nefes sen olur musun

    Serdar tuncer
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/1/2008 - Yaman DEDE yana DEDE
  • Kategori: Siir

    Gül açmaz, çağlayan akmaz, İlâhî nûrun olmazsa
    Söner âlem, nefes kalmaz, felek manzûrun olmazsa
    Firâk ağlar, visâl ağlar, ezel mestûrun olmazsa
    Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh
    *
    Erir cânlar o gül-bûy-ı revân-bahşın hevâsından
    Güneş titrer, yanar dîdârının, bak, ihtirâsından
    Perîşân bir niyâz inler hayâtın müntehâsından
    Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh
    *
    Susuz kalsam, yanan çöllerde cân versem elem duymam
    Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam
    Alevler yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam
    Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh
    *

    Ne devletdir yumup aşkınla göz, râhında cân vermek
    Nasîb olmaz mı Sultânım haremgâhında cân vermek
    Sönerken gözlerim âsân olur âhında cân vermek
    Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh
    *
    Boynu büktüm, perîşânım, bu derdin sende tedbîri
    Lebim kavruldu âteşden döner pâyinde tezkîri
    Ne dem gönlüm murâd eylerse taltîf eyle Kıtmîr’i
    Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh

     

    Yaman DEDE..

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 26/11/2007 - Beyitler...
  • Kategori: Siir








    onmouseover="**********:this.scrollAmount=0"
    onmouseout="**********:this.scrollAmount=2">


    Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr
    Öyle mest oldum ki gayrin merhabasını bilmedim (Ahmet Paşa)

    *Hani ol gül gülerek geldiği demler şimdi
    Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz(Mahir)

    *Dene altunu mihenk taşında
    Dahi insanı bir iş başında

    *Bir gül dedi bülbül güle, Gül gülmedi gitti
    Gül bülbüle, bülbül güle, Yar olmadı gitti

    *Bakmamıştır, dönüp hayatıma
    Ağlayanlar, bugün, vefatıma (A.Nihat Asya)

    *Kimsesiz kimse yok, herkesin var bir kimsesi
    Kimsesiz kaldım yetiş, kimsesizler kimsesi

    *Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dîl
    Ne nîza eyleyelim ol ne senindir ne benim (Fuzuli)

    *Düşenin dostu olmaz demişler düşte görürsün,
    Sen o zaman dostları, düşte görürsün

    *Varlığından şu güzel ülkeyi kurtarsak da
    Adımından kalan izler, lekedir toprakta. (A.Nihat Asya)

    *Nerde gölgen, Ey Osman'ın o büyük
    Çınarından kalan zavallı kütük. (A.Nihat Asya)

    *"Suyu yokmuş... bu haliyle ay toprağı neye yarar?"
    Diyenlere cevap: "Teyemmüm etmeye yarar" (A.Nihat Asya)

    *Gün olur... bin giden, on erle döner
    Fakat zaferle döner! (A.Nihat Asya)

    *Millet, vatan ve din ona-ömrünce- verdi güç
    Ay gökyüzünde birdi, Onun bayrağında üç.(A.Nihat Asya)

    *Padişahı âlem olmak bir kuru kavga imiş
    Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş. (Yavuz Sultan Selim)

    *Yazı yazmak istersen, al eline kalemi durma yaz
    Yazı yazmak istemezsen, al eline kazmayı durma kaz.

    *Yazı yazan hem güldür hem çiçek
    Yazı yazmayan hem öküzdür hem eşek

    *Kelamın fizza ise sükut eyle olsun zeheb
    Kemal ehli kemâlâtı böyle buldu hep.

    *Gökten nazire indi sihamı kazasına
    Nef'î diliyle uğradı Hakkın belasına

    *Tok olan cümle âlemi tok sanır
    Aç olan âlemde ekmek yok sanır.

    *Çağrıldığın yere erinme
    Çağrılmadığın yerde görünme

    *Kendi kendine ettiğin âdem
    Bir yere gelse idemez âlem.(Adlî)

    *Adam, adamdır eğer olmaz ise bir pulu
    Eşek yine eşektir, atlastan olsa çulu.(La edri)

    *Yine ben bir öğüt aldım pirimden
    İyilik ettiğinde sakın kendini.(Köroğlu)

    *Beklemek güzel şey, gelecekse beklenen
    Özlemek güzel şey, özlüyorsa özlenen.

    *Al kaşağıyı gir ahıra
    Yarası olan at gocunsun

    *Cümleler doğrudur sen doğru isen
    Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.(Yunus Emre)

    *Sirkati şiir edene kati zeban lazıdır
    Böyledir şer'i belagatte fetavayı sühan. (Sünbülzade Vehbi)

    *Güden çoban sürüyü döndürünce ters yöne
    Geçmez mi sürüdeki topal koyun en öne.(La edri)

    *Allah'a sığın şahsi halîmin gazabından
    Zira yumuşak huylu atın çiftesi pek olur.(Ziya Paşa)

    *Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz,
    Şahsın görünür, rütbe-i aklı eserinde.(Ziya Paşa)

    *Milyonla çalan mesned-i izzette erefaz
    Birkaç kuruşu mürtekibin cây'i kürektir.(Ziya Paşa)

    *Söz bilirsen söyle senden ibret alsınlar
    Söz bilmezsen sükût eyle seni insan sansınlar.

    *Muradını anlarız ol gamzenin izanımız vardır,
    Belî söz bilmeyiz ama biraz irfanımız vardır.(Nedim)

    *Gülü vermen için gülü vermem mi gerek
    Haydi gülüm gülüver de, gülü vereyim. (Havace)

    *Pek tabi olmaya gelmez terbiyesiz derler
    Pek samimi olmaya gelmez saygısız derler.(C.Şehabeddin)

    *Gafletlere, zilletlere, zulmetlere lanet
    Sen doğ bize, sen doğ bize ey fecri hakikat. (Tevfik Fikret)

    *Bir mevsimi baharına geldik ki alemin
    Bülbül hamuş, havz teki, gülistan harab.(İzzet Molla)

    *Pür ateşim açtırma benim ağzıma zinhar
    Zalim söyletme derunumda neler var.

    *Bir saçı Leyla'ya mecnun'dur deyu
    Yazmışlar defteru divane beni.(Dertli)

    *Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek
    Bize heyecan verir bir parça kırık çini.(F.N.Çamlıbel)

    *Bazen gönül dalar suların musikisine
    Bazen Yesari hatlarının en nefisine.(Yahya Kemal)

    *Mende Mecnundan fuzun âşıklık istidadı var
    Aşıkı sadık menem, Mecnun'un ancak adı var. (Fuzuli)

    *Bir kadehle sâki gamdan azad eyledi
    Şad olsun önlü onun gönlümü şad eyledi.(Hoca Dehhani)

    *Ger derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
    Aldanma ki şair sözü elbette yalandur.(Fuzuli)

    *Sen Ahmedü Mahmudu Muhammedsin efendim
    Hak dan bize sultan-ı müeyyedsin efendim. (Şeyh Galib)

    *Mâh-ı muharrem oldı meserret haramdır
    Matem bugün şeriate bir ihtiramdır. (Fuzuli)

    *Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim
    Vaslına mümkün ola yetürmek saba beni. (Fuzuli)

    *Ben akıldan isterim delalet
    Aklım bana gösterir dalalet. (Fuzuli)

    *Zülfüne kalsa perişan eylemezdi dilleri
    Anı da tahrik eden bâd-ı sabadır. (Fuzuli)

    *Aşk icre azab olduğun andan bilirim ki,
    Her kimse ki âşıktır, işi ahu figandır. (Fuzuli)

    *Ne yanar kimse bana âteşi dilden özge
    Ne açar kapım bad-ı sabâdan gayrı.(Fuzuli)

    *Mecnun ile bir mektebi-i aşk icre okuduk
    Ben Mushafı hatmettim, o Leyli'de kaldı. (Fuzuli)

    *Ya rab bana cism-u can gerekmez,
    Canan yok ise can gerekmez.(Fuzuli)

    *Ey Fuzuli yar eğer cevr etse ondan incinme
    Yar cevri, aşıka her dem muhabbet tazeler. (Fuzuli)

    *Gözlerime bak, orada görürsün hep vefayı
    Hem yârimin bana ettiği her cevrü cefayı.(Havace)

    *Gazel bildürür şairin kudreti
    Gazel arturur nazımın şöhretin

    *Gittin amma ki kodun hasret ile canı bile
    İstemem sensiz olan sohbeti yaran bile. (Neşati)

    *Câm-ı cem nûş eyle ey Cem bu firengistandır
    Her kulun başına yazılan gelür devrandur.(Şehzade Cem)

    *Vech-i Yeldanın kıymetini sarhoş ne bilsin
    Sen onu aşık olmuş biçare mecnuna sor.(Havace)

    *Gör zahidi kim sahibi irşad olayım der
    Dün mektebe vardı bugün üstad olayım der.(Ruhi)

    *Çin ellerinin çok gözü ahuların övme
    Ey hâce bu rum elleridir, bunda neler var.(Ruhi)

    *Kimdir bizi men eyleyecek dârı cinandan
    Mevrusu pederdir gireriz hane bizimdir. (Nabi)

    *Onlar bana vurgun
    Ben ona meftun.(Havace)

    *Göz gördü gönül seni sevdi ey yüzü mâhım
    Kurbanın olam var mı benim bunda günahım.(Nahifi)

    *Haddeden geçmiş nezaket yâl-u bal olmuş sana
    Mey süzülmüş şişeden ruhsarı al olmuş sana.(Nedim)

    *Dikkatler ile seyrederiz yari serapa
    Görmez mi idik biz de eğer olsa vefası.(Baki)

    *Avazeyi bu âlemde Davud gibi sal
    Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş.(Baki)

    *Ey Necati, yürü sabreyle elinden ne gelir
    Hublar, cevr-u cefayı kime öğretmediler.(Necati)

    *Nabi ile ol afetin ahvalini naklet
    Efsane-i Mecnun ile Leyla'dan usandık.(Nabi)

    *Ne dünyadan safa bulduk, ne ehlinden recamız var,
    Ne dergâhı Huda'dan maada bir ilticamız var.(Nefi)

    *Varalım bir iki gün zikredelim Mevla'yı
    Bize ısmarladılar mı bu yalan dünyayı.(II.Murat)

    *Güzel sevmekte zahid müşkilin var ise bizden sor
    Bizim ol fende çok tahkikimiz, itkanımız vardır. (Nedim)

    *Çok insan anlayamaz eski musikimizden,
    Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.(Yahya Kemal)

    *Güzellerde olsaydı biraz vefa
    Olur muydu güzellikleri heba. (Havace)

    *Şeb-i Yeldayı muvakkitle, müneccim ne bilsin?
    Mübtelayı gam'a sor kim geceler kaç saat çeker.

    *Geçme namert köprüsünden ko aparsın su seni,
    Yatma tilki gölgesinde ko yesin aslan seni.

    *Miyanı gütüguda bedmeniş iham eder kubbun
    Şecaat arz ederken merdi kıpti sirkatin söyler.(Koca Ragıp Paşa)

    *Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm
    Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm.

    *Sakın terki edepten kuy-i mahbubi Hüdadır bu
    Nazargahı ilahidir, makamı Mustafa'dır bu.(Nabi)

    *Cihanda âdem olan bî gam olmaz
    Anınçün bî gam olan âdem olamaz.(Necati)

    *Âdem odur ki adını alemde andıra
    Alemde ad kalır âdem gelir gider.(Âdem Dede)

    *Sanma âlemde gerektir âdemi, insna olur
    Kimisi insan olursa kimisi şeytan olur.

    *Âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi
    Âdem âdem olmayınca netsin âdem âdemi. (Ziya Paşa)

    *Ağlamak göründü gönül, ağlayalım seninle
    İnlemek göründü gönül inleyelim seninle.(Aziz Mahmud Hüdayi)

    *Sür çıkar ağyarı dilden ta tecelli ede Hak
    Padişah girmez saraya, hane mamur olmadan

    *Bir ah ettim derinden
    Yer oynadı yerinden.

    *Cüzi akıl, söz ve işlerimizde bize delil olur
    Ama Allah bahsinde değeri sıfır olur.(Mevlana)

    *Subh dem dönse n'ola mihr-i cemale lale,
    Oldu mazhar-ı aded-i ismi celale "Lale". (Ref'i Kâlâyi)

    *Efendi ne isterse etmek gerek
    Kuluz biz düşer mi sual etmek.(İzzet Molla)

    *Harâbât ehlini hor görme zahid
    Hazineye malik ne viraneler var...(Ragıp Paşa)

    *Arif isen bir gül yeter kokmağa
    Cahil isen gir bahçeye, yıkmağa.(La edri)

    *Sanma ey hace ki senden zer-u sim isterler
    "Yevme La yenfeu'da" kalbi selim isterler.

    *Ekmeyen biçmedi bu mezrada elhasıl
    Kime lazım ekmek, ona lazım ekmek.(Akbıyık Sultan)

    *Hırlaşır bir lâşeye üşüşmüş nice yüz bin kılab
    Biz de pay almak için geldik bu kavga üstüne. (Hüdai)

    *Masivadan el çekip mahlukattan ümit kes
    Virdin olsun her nefes "Allah bes, baki heves"(La edri)

    *Başında aklı olan ücrete amel etmez
    Huriyle aldanmaz, göz ile kaştan geçer. (Yunus Emre)

    *Gül gülse daim, ağlasa bülbül aceb değil,
    Zira kimine ağla demişler, kimine gül. (Baki)

    *Yedim sûg-i Halep'te bir pilav, ismin sual ettim,
    Arap kuskus deyince, bezli mechud eyledim kustum. (Sururi)

    *Günlerdir almadım senden ne bir mektup, ne bir haber
    Kaldır nikabını, göster cemalini ey vefasız dilber. (Havace)

    *İlim bir hucce-i bî sahildir
    Anda alim geçinen cahildir. (Nabi)

    *Tütünsüz uykusuz kaldım
    Terk etmedi sevdan beni. (Ahmet Arif)

    *Bizler mi vakti hoşça geçirmekteyiz bu gün
    Şüphem budur: Vakit mi geçirmektedir bizi? (Yahya Kemal)

    *Ey kimsesizler, el veriniz kimsesizlere
    Onlardır ancak el verecek kimse sizlere. (Yahya Kemal)

    *Uğrarız sadmesine her gelenin
    Bu da bir çiftesi hergelenin

    *Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi
    Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi

    *Güzellerde vefa olmaz demek yanlış ey Baki,
    Olur vallahi billahi hemen yalvarı (parayı) görsünler.(Baki)

    *Muıni zalimin dünyada erbabı denaettir.
    Köpektir zevk alan sayyad-ı bî insafa hizmetten.(Namık Kemal)

    *Bir katre mâ düşünce gülün kalbi pakine
    İsmim çıkar heman varak-ı tâb-nakine. (Ke-ma-l)

    *Bende yok sabru sükûn, sende vefadan zerre,
    İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kerre.(Nâ-bi)

    *Sefinenin başı girerse limana,
    O memduhun ismi çıkar meydana. (Sü-leyman)

    *Erbabı teşaur çoğalıp şair azaldı,
    Yok öyle değil şairin ancak adı kaldı. (Muallim Naci)

    *Hoş olur gecede mey sohbeti mehtab olıcak
    Nursun meclise gel kim demişiz sana mâh sana.(Necati)

    *Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
    Birinciliği beyaza verdiler. (Özdemir Asaf)

    *Yahya'yı yar ağlatırsa gam değil,
    Müşkil budur ki düşmanı nadanı güldürür. (Şeyhülislam Yahya)

    *Aşk cellâdından ne çıkar, mademki yar vardır,
    Yoktan da davardan da ötede bir vardır.(Sezai Karakoç)

    *Kula bela gelmez Hak yazmadıkça,
    Hak bela yazmaz kul azmadıkça.

    *Gam değil amma bu mülkün böyle elden gitmesi,
    Gitgide zulüm etmeye elde ahali kalmıyor.(Şair Eşref)

    *Bizler savaş ölüleriyiz,
    Bundan böyle karşı-karşıya değiliz,
    Bildiririz.

    *Kim istemez mutlu olmayı,
    Ama mutsuzluğa da var mısın. (Cemal Süreyya)

    *Bir demet reyhan verseler bülbüle
    Koklamaz onu yine gider dikenli bir güle.

    *Gülün güzelliğini bülbülden öte kim bilir?
    Benim âb-ı hayatım senin bitmez sevgindir.

    *Aşk odu evvel düşer maşuka, ondan aşığa
    Şem'i gör kim yanmadan yandırmadı pervaneyi.

    *Pişkinin halini anlayamaz ham,
    Kısa kesmek gerek sözü vesselam.

    *Nesimi'ye sordular kim yârin ile hoş musun?
    Hoş olam ya olmayayım ol yar benim kime ne? (Nesimi)

    *Bed asla necabet mi verir hiç üniforma
    Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir. (Ziya Paşa)

    *Ayıttı ol Peri bir gün düşüne girurem bir şeb,
    Sevincimden nice yıllar geçiptir görmedim uyku.(Zati)

    *Eksik olamaz gamımız bunca ki bizden ham alıp
    Her gelen gamlı gider şad gelip yanımıza. (Fuzuli)

    *Merhem koyup onarma sinemde kanlı dağı
    Söndürme özelinle yandırdığın cerağı.(Fuzuli)

    *Eylesen tutiyi talimi edayı kelimat
    Sözü insan olur ama özü insan olmaz. (Fuzuli)

    *Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr
    Öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim. (Ahmet Paşa)

    *Kabiliyet dâd-ı Hak'tır her kula olmaz nasip
    Sad hezâr terbiye etsen bî-edep olmaz edîp.(Lâ edri)

    *Nâdir bulunur tıynet-i kâmilde kusûr
    Kem-mâyeden eyler ne ki eylerse zuhûr. (Ragıp Paşa)

    *Zalimlere mehl olmasa matlub-ı ilahi
    Bir demde yıkar alemi mazlumların ahı.(Sırrı Paşa)

    *Bahşeyleyip günahımı mesrûr eder misin
    Ya Rab harâp kalbimi ma'mûr eder misin.(Enderunlu Vâsıf)

    *Mücerribân-ı umûrun kelâmı gerçek imiş
    Yalan dedikleri dünyayı böyle bilmez idim. (Yenişehirli Avni)

    *Leb zikirde amma ki gönül fikr-i cihanda
    Kaldı arada sübha-i mercan mütereddid. (Nâbî)

    *Kahve narhın arttıran kahve gibi çeksin azab
    Hem yanıp hem rû-siyah hem hurd ola gark-ı âb

    (Narh:Fiyat-Rû:Yüzü-Hurd:Öğütülme-Gark:batmak)

    *Senden, bilirim yok bana faide ey gül
    Gül yağını eller sürünsün çatlasa bülbül

    *Meşveretsiz kim ki bir iş işleye
    Şol nedamet parmağın çok dişleye.(Zarifî )

    *Arif isen bir gül yeter kokmağa
    Cahil isen gir bahçeye yıkmağa.

    *Nedenlü cehd edersen bir murâde
    Nasib olmaz mukadderden ziyâde.

    *Çünki yok ev sahibinden fâide
    Rabbenâ enzil aleynâ mâide

    *Ne kendi eyledi rahat,ne halka verdi huzur
    Yıkıldı gitti cihandan,dayansın ehl-i kubur.

    *Kişiye her işi âlâ görünür
    Kuzguna yavrusu Ankâ görünür.

    *Çeşmi insaf kadar kamile mizan olmaz
    Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz. (Nevadir-ul Âsar)

    *Sûretin sîretine şahittir
    Başka şahit aramak zâiddir.(İbn-ül Emin Mahmud Kemal)

    *Erbab-ı fazlü marifet olmazdı muteber
    Herkes cihanda olsa eğer sahib-i hüner.(Sâmih)

    *Koyamam kargayı bülbül yerine
    Çiçek açmış dikeni gül yerine.(Şinâsi)

    *Postu sırtında gezer hayvanın
    İlmi sadırında olur insanın.(Vehbî Sümbülzade)

    *Derd-i dili açma sakın herkese
    Derde deva derdi çekenden gelir.Ali Fakri (Şeyh)

    *Gelince vakt-i hacet geçmedim hatırlarından hiç
    Anın çün ben de şimdi hatır-ı ahbabdan geçtim.(Yenişehirli Avni)

    *Yâri bil, ağyârı bil aklın başında var iken
    Fevt-i fursat eyleme fursat yedinde var iken. (Dertli)

    *Gözlerim ebna-yı ademden o rütbe yıldı kim
    İstemem ben fatiha tek çalmasınlar taşımı. (Şair Eşref )

    *Başımla gönlümü edemedim eş
    Biri yüz yaşında biri yirmi beş.Celal Sahir (Erozan)

    *Basma cahilin izine
    Gitme şeytanın sözüne. (Ruhsati)

    *Dü İbrahim amed bedârı cihan
    Yeki putşiken, yeki putnişan.(Figani)

    *Bahşeyleyip günahımı mesrur edermisin
    Ya Rab harab kalbimi mamur edermisin? (Enderunlu Vasıf)

    *Dil gitti gerçi yerine kondu hezar gam
    Biri gider bini gelir oldu belaların (Şeyhülislam Yahya)

    *Gelince vakti hacet geçmedim hatırlarından hiç
    Onunçün ben de şimdi hatırı ahbabdan geçtim(Yenişehirli Avni)

    *Zalimlere mehl olmasa matlubi İlahi
    Bir demde yıkar alemi mazlumların ahı (Sırrı Paşa)

    *Nadir bulunur tıyneti kamilde kusur
    Kem mayeden eyler ne ki eylerse zuhur(Ragıb Paşa)

    *Neye halk etdi deme Hazreti Mevlâ nâyı
    Halka bildirmek için Hazreti Mevlanayı (La edri)

    *Kabiliyet dâd-ı Hak'tır her kula nasib olmaz
    Sad hezar terbiye etsen bi edeb olmaz edib(La edri)

    *Kişiye her iş a'la görünür
    Kuzguna yavrusu anka görünür(Şinasi)

    *Eski eş'arda dürbin ile mâna görülür
    Yeni eş'arda mâna diye külfet yoktur.(Şair Eşref)

    *Sana senden gelir bir işte dâd´ lâzımsa
    Zaferden ümidin kes gayriden imdad lâzımsa.

    Yüksel ki yerin bu yer değildir;
    Dünyaya gelmek hüner değildir.

    Bize gayret yaraşır, merhamet Allah'ındır.
    Hükmü ati ne fakirin, ne de şeyhin şahındır
    (Namık Kemal)

    *Dün öldü, bugün ise, sanki can çekişmede,
    Yarın henüz doğmadı, doğmayacak belki de.
    (Bisr-i Hafi)

    *Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir,
    Tekdir ile uslanmayanın hakki kötektir.
    (Ziya Paşa)





       


    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 21/11/2007 - bir damla gözyasi..
  • Kategori: Siir
    Bir damla da çağlayan ırmakları boğuşu Yakub'un,
    Sukut denizinde dalga olan Meryem'in
    Fırtınalara sabrı kalkan bilen Eyüb'ün...

    Rıza bahçesine bir gül ekebilmek, gözyaşlarını teselli vuslatına mazhar olacak kadar samimiyetle dökmektir...

    Dua tadında akan her damla kelamsız rıza dilencisidir...

    Ey Zeyd... Ey sevdalı... Ardından alemlere rahmet olarak gönderdiğine, en sevdiğine, Hasret gözyaşları döktürdüğü Mevlanın...

    Ey Selman... Ey yüreğindeki aşka harf harf teslim olan...
    Hak tarafından sevilen ve sevildiği Aleme ilan edilen...

    Aşkla var olabilmek yollarda, hasrete gamzelerde hayat buldurmak, kirlenmemiş gökyüzü, Altında sadık ve vefalı aşıkları, unutulan her heceyi işler cana saadet asrı tadında akan her damla...

    Asırlar öncesinden bizlere selam eden Efendim...
    Rüzgar saçını dağıtır diye üzülemediğimize üzülerek sevdasına vurulduğumuz...

    Hüzün bahçelerindeyiz... Sensiz..!

    Nedametin giydirildiği gecelere aydınlığı, vefasızlıkların asıldığı yıldızlara affı, kırgınlıkların, Gezdiği sokaklara sevgiyi fısıldar gül tadında akan her damla...

    Talan edilmiş sokaklarımı sevdirir, "O"ndandır diye...
    Aşk dolu hayatların bir huzmesinin canda hayat bulmasını dillendirir sus olup...
    Ahdimi taşır akan her damla ...

    Bir damla gözyaşında saklı "can"
    Bir damla gözyaşı "can"a hayat bulduran

    El-Vehhab ismine sığındım...
    Avuçlarımda bir damla gözyaşıyla
    kapindayim..
    __________________
     
    BETULL...
    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 1/11/2007 - şimdi vuslat zamanı--
  • Kategori: Siir


    Haydi artık sözler sükut etsin..vuslat anı..
    Hadi hazır mısınız...?

    Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
    kapatın gözlerinizi..

    aydınlığınız gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun..
    göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
    yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

    Işte dost nedir bilmek mi istersiniz..
    menfaatsiz..
    korkunuz olmayacak..
    acaba demiceksiniz..
    acaba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde
    çünkü O vaat ediyor..
    severseniz severim..

    ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak..
    sevginizin karşılıksız kalmıcanı bilmek..

    şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman..
    yürek yakmayan.. yüreğe serinlik veren bir dost..
    vedud olan bir dost..
    rahman olan bir dost..
    rahim olan bir dost..
    gafur olan bir dost..
    sözünde sadık olan bir dost..
    surete değil sirete bakan bir dost..

    Dost.. dost.. dost.. diye inleyene
    Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

    Ben seni sevdim diyene
    gel kulumsun diyen bir dost..

    suretimle.. maddemle değil.. yüreğimle acziyetimle geldim diyene
    rahmetinle.. şefkatimle.. inayetimle karşılandın diyen bir dost..

    Haydi
    yandıysa yüreğiniz..
    yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi..
    sevginiz hep sevgisiz kaldıysa..
    yüreğinize değer verilmediyse..
    artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız

    serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
    kapatın gözlerinizi..
    aydınlığınız gönlünüzdeki O''göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
    yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

    O dost ise yürekte serinlik var
    O dost ise yürekte huzur var
    O dost ise yürekte coşku var
    O dost ise yürekte yürek var...

    Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise..
    İşte o zaman yürekte olana tarif yok..
    İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok..
    İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok..
    İşte o zaman O var..
    ve O var ise..

    Haydi artık sözler sükut etsin..
    bırakın yürekleriniz konuşsun..

    Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun..
    göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun..
    yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun..

    sevgilinin size nasıl tecelli ettiğini işte o zaman.. işte o zaman anlıcaksınız..

    ve işte o zaman anlıcaksınız
    O dost ise her şey dost
    O sevgili ise her şey sevgili...
    _______________________________
    sudem

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 23/10/2007 - Mustafa Cihat ; gülmeyenler bahçesi …
  • Kategori: Siir

    83cd712a00f2eo0rt4pz2.gif

    Gülmeyenler bahcesinde bir gül ile dertlestim
    Dedim nedir pürmelalin yalnizligimi sectin
    Dedi bende bir gülüm isterdim hep gülmeyi
    Gülistanda dem tutup sevmeyi sevilmeyi
    Aglamam ondan
    Gözyasim ondan
    Yapayalniz kalmisim
    Dertlerim ondan

     Aglamam ondan

    Gözyasim ondan

    Yapayalniz kalmisim

    Dertlerim ondan

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 15/10/2007 - CENNET KAPISI HİZMET
  • Kategori: Siir


    Hakk’ın kullarına en büyük lütfu
    Cennet diyarına davettir hizmet.
    Kim gönlünü açıp duyarsa bunu
    Anlar ki bu câna minnettir hizmet.


    İçi rahmet dolu, sonu mağfiret
    Böyle müjdeliyor Kur’an’da âyet
    İnanıp yoluna girersek şayet
    Canlar verilecek nimettir hizmet.


    Ebu Bekir gibi malını versen
    Can feda etmeye sıraya girsen
    Bin hayrına yüz bin daha eklesen
    Dost için yetersiz görmektir hizmet.


    Sevdiğin dostundan hiç yüz bulmasan
    Ka’b bin Malik gibi yalınız kalsan
    Başta komutanken nefer yapılsan
    Emrin baş üstüne demektir hizmet.


    Bir ağlayan görsen güldür yüzünü
    Esirgeme sakın tatlı sözünü
    Eksik etme yüzden bir tebessümü
    Sevgiyle bir gönle girmektir hizmet.


    İncitme kimseyi, hem sen incinme
    Sev herkesi fakat sevgi bekleme
    Hayır yaptım, kimse bilmedi deme
    Karşılıksız sayıp sevmektir hizmet.


    Mürid himmet ister, mürşid hizmet der
    Bütün güzellikler ondaymış meğer
    İhlasla içine girilse eğer
    Başından sonuna rahmettir hizmet.


    Nefsine yan çıkma, ele yan bakma
    Her duyduğun söze kulak kabartma
    Gördüğün kusuru âleme yayma
    Dostların derdini çekmektir hizmet.


    Merhamet edene Hak rahmet eder
    Kusuru affedenin suçunu örter
    Cömert insanları cennetler bekler
    İlâhi rızaya ermektir hizmet.


    En hayırlı insan hayra koşandır
    Elini gönlünü halka açandır
    Kötülükten nefret edip kaçandır
    Kendini terbiye etmektir hizmet.


    Bir gönül yaparken diğerin yıkma
    Farzı ihmal edip sünnete koşma
    Bir iş üstlenirken gücünü aşma
    Her halde haddini bilmektir hizmet.


    Mevlâ’nın daveti geldi dostlara
    Dostların tek hedefi ulaşmak O’na
    Ne amel edilse bu kutlu yolda
    Az bularak “affet!” demektir hizmet.


    Bu yol benlik değil, hiçlik yoludur
    Kula düşen Rabb’e güzel kulluktur
    Hayırda gösteriş yalan dostluktur
    Nefsin arzusundan geçmektir hizmet.


    Ey kardeşim dinle dostun sözünü
    Samimi ol Hakk’a bağla özünü
    Ah bir verebilsek yâre bu gönlü
    Ârifin gönlüne girmektir hizmet.


    Dilaver Selvi

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Bir El Tutki O da Seni Tutsun.
    free counters

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • cansofi
  • Nasihatler.Net
  • Bilvanis.Net
  • Menzil.Net
  • yakaza
  • Madca .1
  • Madca.2
  • Hayata gülümse
  • Sahranehir
  • revival
  • uslu
  • seymes
  • hezar
  • ferzane

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • zikrullah
  • benyako
  • Blogcu Yardım
  • cansofi
  • digilak
  • 2563
  • farukterzi
  • Sayfa: 1 - Toplam: 2
    | Sonraki Sayfa
    www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması