kuyruk sokumu kemiği

2009-08-29 11:15:00
Lütfen dikkatlice sonuna kadar okuyun (tavsiyem)

KUYRUK SOKUMU KEMİĞİ İLE İLGİLİ HZ. PEYGAMBERİN HADİSLERİNDE BULUNAN MUCİZEVÎ BİLGİ

Dr. Muhammed Ali el-Bâr

Hz. Peygamberin hadisleri insan bedeni ile ilgili pek çok hususu açıklamıştır. Bunların birçoğu bilim adamlarınca çok yakın zamanlarda açıklanabilmiştir. Hatta hadislerde yer alan bazı gerçekleri hakkıyla anlayabilmek için fen bilimlerinde ilerlemeye ihtiyaç bulunmaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Onun gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar ayetlerimizi onlara hem afakta hem kendi nefislerinde göstereceğiz.” (Fussilet Suresi, 41/53)

Kuyruk sokumu ile ilgili hadisler, insan embriyosunun tamamının kuyruk sokumundan oluştuğu gibi kıyamet gününde de insanın topraktan yaratılınca Allah’ın emriyle yeniden kuyruk sokumu kemiğinden teşekkül edeceğini açıklamıştır.

Kuyruk sokumu kemiği ile ilgili bazı hadisler şu şekildedir:

Buhari es-Sahih’te Ebu Hüreyre’den naklen Hz. Peygamber’den şöyle rivayet etmiştir:

“Sura üfürmeler arasında kırk vardır” Hadisi Ebu Hüreyre’den işiten ravi “kırk gün mü?” diye sordu. Ebu Hüreyre “Bilemiyorum” dedi. Ravi “kırk ay mı?” diye sordu. Ebu Hüreyre “Bilemiyorum” dedi. Ravi “Kırk yıl mı?” diye sordu. Ebu Hüreyre yine “Bilemiyorum” dedi. Ebu Hüreyre bu süreyi gün, ay, yıl ile sınırlamak istemedi. Ebu Hüreyre hadisi şöyle devam etti: “Daha sonra Allah gökten bir su indirir, insanlar bir bitki gibi yetişirler. İnsan bedeninde bir kemik hariç her şey toprağa karışmış ve yok olmuştur. O kemik de kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde yeniden yaratma bu kemikten olacaktır.” (Buhari, Tefsir, Zümer Süresi, 86. ayet tefsiri; Nebe Süresi, 18. ayet tefsiri).

Müslim es-Sahih’te benzer bir rivayeti Ebu Hüreyre’den nakletmiştir: “Toprak her insanın tüm bedenini yer, ancak kuyruk sokumu kemiği hariç. İnsan bu kemikten yaratılmıştır, yeniden yaratılması da yine bu kemikten olacaktır.” Hadisin bir diğer lafzı şöyledir: “Bir kemik hariç insan bedeni toprağa karışır ve yok olur. O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde yeniden yaratılış da o kemikten olacaktır.” Müslim, Fiten.

Müslim’de yer alan bir diğer rivayetin lafzı şöyledir:

“İnsanda bulunan bir kemiği toprak hiçbir zaman yemez. İnsan kıyamet gününde ondan yaratılır” Ashap bunun hangi kemik olduğunu sordu. Hz. Peygamber kuyruk sokumu kemiği olduğunu söyledi.”

Ebu Davud Sünen’de Ebu Hüreyre’den naklen şöyle rivayet etmiştir: “Toprak her insanı yer, ancak kuyruk sokumu kemiğini yemez. İnsan ondan yaratılmıştır ve yine ondan var edilecektir”. Ebu Davud, Sünne.

İmam Malik de bu hadisi Muvatta’da el-Cenaiz bölümünde aynı lafızla nakletmiştir.

Nesai de bu hadisi el-Cenaiz’de nakletmiştir. İbn Mace de Sünen’de Zühd bölümünde, Ahmed b. Hanbel Müsned’in çeşitli yerlerinde nakletmiştir. İbn Hibban Sahih’de yukarıdaki lafızlarla birçok yerde nakletmiştir. Bu rivayetlerden biri Ebu Said el-Hudri’den nakledilmiştir. Ebu Said Hz. Peygamber’den toprağın kuyruk sokumu kemiği haricinde insanı yediğini nakletmiştir. Hz. Peygamber kuyruk sokumu kemiğinin bir hardal tanesi gibi olduğunu ve insanın bu kemikten yaratıldığını belirtmiştir. Bu rivayet haricinde, konuyla ilgili diğer rivayetler Ebu Hüreyre’den menkuldur.

Embriyolojide kuyruk sokumu kemiği

18 günlük bir insan embriyosu

Placenta tamamlanmış, embriyo rahim duvarına yapışmış, başlangıç çizgisi ve hamilelik boyunca uzayan sırttaki hücre açılması gözükmüştür. Bunlar iç ve dış disk tabakaları olan endoderm ve ektoderme kadar ulaşır, böylece başlangıç çizgisi ortaya çıkar. Başlangıç çizgisi olmasaydı ceninin diğer kısımları oluşmazdı, hızlı gelişim aşamaları belirmezdi. Ceninin farklı katmanları arasındaki farklılık ve çeşitlilikler belirmezdi. Böylece de farklı olanlar meydana gelemezdi.

Embriyoloji bilimi kuyruk sokumu kemiğinin başlangıç çizgisi (primitive streak) olduğunu açıklamıştır. Bu başlangıç çizgisi cenininin tüm tabakalarının ortaya çıkmasının özellikle de sinir sisteminin ardından oluşur. Daha sonra bu çizgi kaybolur, geriye sadece kuyruk sokumu kemiği kalır.



Başlangıç çizgisinin oluşumu

Sperm yumurtayı dölledikten sonra zigot hücresinden embriyonun özü meydana gelir. Daha sonra hücre bölünmeleri başlar, adeta dut görüntüsü alır. Daha sonra içinde sıvı oluşup da orta kısmı meydana gelince küre gibi bir görüntü alır. Bu nedenle bu yığın asıl ve öz hücre grubu olarak isimlendirilir. Bu yığın daha sonra döllenmenin altı ya da yedinci gününde blastula denilen rahim duvarına tutunur. İki hücre grubundan meydana gelmiştir:

a. Dış : Cytotrophoblasts adı verilen ve rahim duvarına tutunarak hücre gruplarını sabitleyen hücreler. Aynı zamanda hücre gruplarının rahimde yer alan kan ve sıvılardan beslenmesini sağlar.

b. İç: Cenin, Allah’ın izniyle, bu yığından meydana gelir. Bu kısım ikiye ayrılır:

1. Ektoderm

2. Endoderm

İç tabaka olan endoderm tabakası döllenmenin sekizinci gününde ortaya çıkar. Dış tabaka olan ektodermin yüzeyinde küçük bir yarık vardır. Bu yarık plasentanın başladığı yere denk gelir. Plasenta hücreleri ektoderm hücrelerinden meydana gelir.



Dokuzuncu günde endoderm hücrelerinden bir hücre şeridi oluşur ve ekstra embriyonik mezoderm hücrelerine ulaşır. Böylece primary yolk sac meydana gelir.

13. günde Cytotrophoblasts hücrelerinden chorionic villi olarak bilinen oluşumlar meydana gelir. Bu oluşumlar ceninin kesesini rahme sabitler. Cenin burada ağaç gibi dallanır. Endoderm hücreleri ikincil yolk kesesini oluşturacak şekilde gelişir. Bu arada birinci yolk kesesi küçülür.

İkinci haftanın sonunda birbirine bitişik iki diske benzer:

1. Ektoderm. Amnion kesesini oluşturur.

2. Endoderm: Yolk kesesini oluşturur.

Bu iki disk cephalic portion olarak bilinen ön kısımdan birleşirler. Bu birleşme alanı prochordal plate olarak bilinir. Aynı şekilde bu iki disk caudal portion olarak bilinen arka kısımdan da birleşir. Bu birleşme alanı ise cloacal plate olarak isimlendirilir.

14. günde iki disk uzayarak armut şeklini alır. Enli olan kısım ön kısımdır. Ektoderm hücreleri arka kısımda başlangıç çizgisini (primitive streak) oluşturacak şekilde gelişir. Başlangıç çizgisi ilk olarak döllenmenin on beşinci gününde ortaya çıkar. Böylece hızlı bir bölünme faaliyeti başlar ve ortada mezoderm adı verilen yeni bir tabaka meydana gelir.

16 günlük iki cenin.

A işaretli alanda başlangıç çizgisi görülmekte. Bu çizgi ceninin arka kısmına denk geliyor. B işaretli resimde başlangıç çizgisine doğru uzayan bir kesit görülmekte. Bu kesit ektoderm hücreleri bölünürken bu alanda başlangıç çizgisinin nasıl oluştuğunu, ektoderm ve endoderm tabakaları arasında mezodermin meydana gelişini gösteriyor.

Başlangıç çizgisinin ortaya çıkmasının neticesinde sinir sistemi ve notochord ortaya çıkıyor. Mezoderm tabakası da başlangıç çizgisinin ortaya çıkmasıyla beliriyor. Böylece ceninde organ oluşumu başlıyor. Başlangıç çizgisinin oluşmaması halinde bu organlar asla meydana gelmez. Ceninin disk şeklindeki ilk aşaması organ oluşumu aşamasına gelemez. Çünkü sinir sistemi başlangıç çizgisinde yer almaktadır.

Başlangıç çizgisi bu denli önemli olduğundan dolayı Britanya’daki Warnock komisyonu, (insan embriyosunu gelişimi uzmanlarından oluşan) doktorların ve araştırmacıların suni döllenme üzerinde deney yapma zamanını başlangıç çizgisinin oluşmasıyla sınırlamışlardır. Komisyon bu deneylerin başlangıç çizgisi oluşmadan önce yapılmasına izin vermiş, oluşmasından sonra ve sinir hücrelerinin başlangıçları göründükten sonra bu tür araştırmaları yasaklamıştır.

Başlangıç çizgisi meydana geldikten sonra şu olaylar gerçekleşir:

1. Notochord (embriyonun sırt tarafında omurgayı oluşturacak olan hücre kümesinin oluşturduğu uzun kordon) ortaya çıkar ve primitive node kadar uzanır. Bu aynı zamanda hensen düğümü olarak da bilinir.

2. Yuvarlak cenin diski armut şeklini almaya başlar. Böylece iki ucu ortaya çıkmış olur. Enli kısım baş kısmıdır, ince kısım ise ayak kısmıdır.

3. Üçüncü haftanın sonunda Ektoderm tabakasından sinir uçları görünmeye başlar. (20-21. günler) Sinirlerin oluşum aşaması (nöral plate) başlangıç çizgisine kadar uzanır. Bu aşama uzar ve sinirler katlanır. (nöral folds). Aşağıda olan kısım nöral akış adıyla bilinen yöndür. Bu akış hızla katlanır ve nöral tüpleri kapatmaya çalışır. Bu tüpler iki yerde açık kalır: Başucu ve ayakucu.

Başucu açıklığı: Ön sinir açıklığı (anterior nöral pore) veya röstral nöral pore olarak adlandırılır. Ön sinir uçları 25. günde kapanır. Arka sinir uçları ise 27. günde kapanır. Böylece sinir tüpleri kapanmış olur. Sinirlerin büyük bir kısmı beyni meydana getirir. Son kısım ise dikensi bir ilik olan kuyruk kısmıdır.

Sinir uçlarının kapandığı zamanda otic placode olarak adlandırılan işitsel sinirlerin ve lens placode olarak adlandırılan görme sinirlerinin oluşum safhası gerçekleşir.

Beyin, sinir tüplerinin yüksek üçte ikilik kısmında oluşur. Dikensi ilik ise aşağıda yer alan üçte birlik kısımda meydana gelir. Bu doku düzeyindedir. (Dördüncü ve beşinci).

Dokular (somites) kafatası alanında dörtte birlik bir yer tutar.

4. Mezoderm tabakası, hücre gruplarından meydana gelmiş embriyonun merkezinin çevresinde yoğunlaşarak oluşur. Omurga ve kaslar oluşur, alt ve üst sinir uçları mezoderm tabakasından meydana gelir. kas ve iskelet sistemi burada oluşur.

Mezoderm tabakası üç kısma ayrılır:

Birinci kısım: Embriyonun merkezinin yanında yer alan mezodermdir. Ceninin duyu organlarıdır. Sinir sistemi ve dokular burada meydana gelir. 3. ve 5. haftalar arasında embriyoda dokular çok net görünür. İskelet sistemi ve kaslar da burada oluşur. alt ve üst sinir uçları oluşmaya başlar.

İkinci kısım: Orta tabakadır. Orta mezoderm tabakası olarak bilinir. Üreme ve üriner sistem burada oluşur.

Üçüncü kısım: Lateral mezoderm denilen dış mezoderm tabakasıdır. İkiye ayrılır: İç kısım ve duvar kısmı. Bu iki kısım arasında intra embriyonik ceolom adı verilen bir alan vardır. İç karın zarı, akciğerlerin zarı ve kalp zarı burada yaratılır. Kan damarları, kaslar, sindirim sistemi bu alanda meydana gelir.

Başlangıç çizgisi embriyonun bölümlerinin oluşmaya başlamasında önemli bir yere sahiptir. Diğer aşamalar ve organlar burada meydana gelir. Organların oluşum aşaması olarak bilinen dönem (organogenesis) başlangıç çizgisi, Sinir sistemi, dokular, oluşmadan gerçekleşmez. 4. haftanın başından 8. haftanın sonuna kadar başlangıç çizginsin varlığı devam eder. Embriyonun başlıca sistemleri ve organları bu dönemin sonunda neredeyse tamamlanmıştır. Geriye ince ayrıntılar ve gelişim kalmıştır.



Açıkladığımız aşamalar

1. 2. haftanın sonunda embriyo alaka halindedir. Başlangıç çizgisi ortaya çıkmıştır. Armut şekli belirmiştir. Geniş alan baş kısmıdır. Dar alan ise ayak kısmıdır. Başlangıç çizgisinin ortaya çıkması ile notochord (embriyonun sırt tarafında omurgayı oluşturacak olan hücre kümesinin oluşturduğu uzun kordon) da ortaya çıkar. Bunu da hızla dokular ve sinirler izler.

2. Dokuların başlangıcı sinirlerin oluşum aşaması ve sinirlerin katlanmaya başlaması ve sinir akışı gerçekleşir. (22 günlük embriyo)

3. Yedi çift doku meydana gelir. Sinir akışı başlar. Sinirler dokuları kilitlemeye başlar. Ortasında nöral kanallar olan sinirler oluşur. Ancak bu kanallar iki yönden açıktır. Baş ve ayak uçları. Sinirlerin oluşum aşaması baş kısımda gerçekleşir. Diğer aşamalardan daha geniş bir hacme sahiptir. (22 günlük bir embriyo)

4. Bir çiğnemlik et olma aşaması başlar. İki tarafta 10 çift doku vardır. (23 günlük). Baş kısmı ve ayak kısmı hariç sinir uçları kapanır. Sinirler özellikle baş kısımdakiler, Baş kısmın en tepesinde rostrum adı verilen sinir gelişir.

5. Bir çiğnemlik etin iki tarafında 19 çift doku meydana gelir. (25 günlük). Baş kısımdaki sinirlerin katlanmaya başladıkları açıkça görünür.

Sinirler baş kısımdaki açıklıkları kapatmaya başlar. Sinir kanalları damarların içinde oluşur. Bu kanallar beyinde ve beynin iç kısmındaki sinirler olacaktır. Dikenli ilikte olan spinal kanal olarak adlandırılır. Burada beyin sıvısı meydana gelir. Bu sıvının dimağın ve dikenli iliğin korunmasında önemi büyüktür.

Başlangıç çizgisinin durumu

Başlangıç çizgisinin önemi büyüktür. Çünkü notochordun ve mezoderm tabakasının oluşmasını sağlar. Başlangıç çizgisi dördüncü haftanın sonunda önemini yitirir. Katlanmaya başlar ve kuyruk soku bölgesinde gizlenir. Bu zayıf iz gözle görünmeyecek hale gelinceye kadar katlanır.

Hz. Peygamber insanın kuyruk sokumu kemiği dışında bir azasının kalmayacağını belirtmiştir. Allah bedenleri diriltmeyi dileyince gökten üzerlerine bir yağmur yağdıracak ve insan bu başlangıç çizgisinin kalıntısı olan kuyruk sokumu kemiğinden diriltilir.


Sonuç


Kuyruk sokumu kemiği ile ilgili hadisler Hz. Peygamberin mucizelerindendir. Embriyoloji bilimi insanın kuyruk sokumu kemiğinden meydana geldiğini ve oluştuğunu açıklamıştır. Bu kemik başlangıç çizgisi olarak kabul edilir. Bu çizgi hücrelerin bölünmesine ve ayrılmasına, daha sonra sinir sisteminin meydana gelmesine sebep olur. (Önce sinir akışı, daha sonra sinirler ve en son sinir sistemi). Bu başlangıç çizgisi katlanır ve ancak küçük bir izi kalır. O iz de kuyruk sokumu bölgesindedir. Bu bölgede de kuyruk sokumu kemiği bulunmaktadır. İnsanın kıyamet günü yeniden yaratılması da Hz. Peygamber’in buyurduğu gibi, yine bu kemikten olacaktır.

680
0
0
Yorum Yaz