Image Hosted by ImageShack.us
NASİBİN KOKUSU - cemd - Blogcu <title> NASİBİN KOKUSU - cemd - Blogcu



cemd

16/1/2008 - NASİBİN KOKUSU

Kategori: Begendiklerim


Biz ayetlerimizi ufuklarda ve kendi nefislerlerinde onlara
göstereceğiz.
(41/53).

Ölüyken hidayetle dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında yürüyecek bir
nur verdiğimiz kimse..........
.(6/122)

O onları sever ve onlar da O'nu severler.
(5/54)

Söz düştü!

İnsan kelimelerin tadını unuttu!

Ve o, varlıkla olan derin yakınlığını kaybetti!

Hızla değişen değerler, yaşam tarzları artık hayatı kökleri ötelerde olan

çok ciddi bir faaliyet alanı olarak görmekten çoktandır vazgeçti. İnsan

sadece hızla değişen oyunlar kurup oynuyor yada bu oyunları sadece

seyrediyor.

Olgunluk, yerini hiç bitmeyen bir ergenliğin uçarı neşesine ve

denetimsizliğine bıraktı. Kemal gizlendi insanın bu yeni hayalî dünyasında.

İnsan artık seve seve, tembelliğe övgüler sunarak seyirci koltuğuna

oturdu. Hızla değişen görüntüler ve tüketilen duygular aklı, vicdanı, adaleti

ve muhabbeti her gün biraz daha rahatlıkla seyrederek yok ediyor.

Elveda derken idrak, insancık arayışını kaybetti. Çünkü ya herşeyi var yada

olsun hırsıyla dopdolu ve peşi sıra gelen doyumsuzluk, huzursuzluk ve

dengesizlik.

Açıkça yada gizlice ama bencilce “bu, bu da, bunu da” kelimeleriyle tükettiği

yaşamın karmaşasında RIZKINI-NASİBİNİ kaybetti. Mükemmel şekli ile nefes alıp

dururken şeylerin çokluğunda insaniyeten boğuldu.

Bu şuur kaybında ne kadar yaşayabilir?
 Yüksek teknoloji, rahatlayan

şartlar, uydurulan (benliğe) maneviyatlar, yükseltilen benlikle daha ne kadar

devam eder rızıksız ve nasipsiz yaşam.
Rızıksızlık-nasipsizlik dünyanın her

yerini kaplamış. Zahiren ve batınen. İnsanın bu varlık içindeki yokluğunda

yeniden hayatlanmaya ve hakiki bir rızka ihtiyacı var sadece.

O ki seyirci koltuğundan bir kalksın hele.
 
 Kendine ve etrafına ihtiyacı, aczi

ve fakrıyla bir bakabilsin. Muhabbet ve hikmet boy verecektir şuurunun

toprağında. İlk alemin rengi değişir; lebaleb dolu nimetleri ve onlar içindeki

kendi özelini fark ettiğinde.
Tüketimi tükenir önce.
 Bu alem mükemmeldir ve
ona da özeldir.
Ve bu şuurla insan benzersiz bir değerdedir.
 Nihayetsiz bir fakr ve acz şuuruyla varlığının ilahi köklerine yönelebilir insan ve bu ona
 
sınırsız bir rızk sarayına doğru rehberlik eder ve onu ilmek ilmek hikmetle örülmüş ve ona
 
tahsis edilmiş bir rızıklar sarayının kapısına kadar eşlik eder.
Ve o eşikte anahtarın başından beri
elinde olduğunu anlar.
Ve kendine baktığında açıkça sarayın kapısındaki ismin

kalbinde yazdığını görür.İçini ve dışını aynı isim kaplamıştır.
 Ve bu onu
sarayın içine dahil eder.Ballar balını bulmuş benlik çölünden geçmiştir
artık.
Ve söz böylece ayağa kalkar.
Kelimelerin tadını almaya başlar.
Varlığın
rızkıyla zayıflayan bağları kuvvetlenir.
Nasibinin kokusunu içine
çeker. Böylece seyir biter.
Hayatı o isimden gelen gınayla hayatlanır,
 gerçeklik kazanır ,şuurlanır, nurlanır.
Rızk ve nasibiyledir artık.
Ve insan
buna aşkla ve rızayla bağlıdır.
 İnsan ve kalbindekinin sahibi bundan
memnundur
.

FAZİLET KILIÇASLAN

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

Bir El Tutki O da Seni Tutsun.
free counters

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • cansofi
  • Nasihatler.Net
  • Bilvanis.Net
  • Menzil.Net
  • yakaza
  • Madca .1
  • Madca.2
  • Hayata gülümse
  • Sahranehir
  • revival
  • uslu
  • seymes
  • hezar
  • ferzane

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • zikrullah
  • benyako
  • Blogcu Yardım
  • cansofi
  • digilak
  • 2563
  • farukterzi
  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması