cemd
11/11/2008
-
Uğrunda deli olmalı...
m
ugrunda yaratılmış bir varlık var... ve insan da o varlıga dahil... hayatı sebebi olan zatı mukaddese -sav- gönül vermek icab etmez mi? der
bir ses...
onun -sav- yolunda can vermesi gerekmez mi?... ki bu can veriş bir ebedi diriliş olsun... onun -sav- için ağlayıp inlemez mi?... ki bu aglayış ile cennet bahçeleri gözyaşları ile sulansın da taa ötelerden aleme, alemlere gül kokuları hicret etsin... evet sevmeli insan onu -sav-... hemde delicesine...
delicesine sevmek deyince akla onun -sav- yaman aşıkları geliyor... mesela zeyd -ra- geliyor... ve acaip bir aşk hikayesi... bir sefer vardır sevgili ile birgün... çölde agır agır ilerlenmektedir... ortalık cayır cayır yanmakta... güneş sanki bir adım ötede...
bir an zeyd'in -ra- gözleri, sevgilinin hüsnü cemaline takılır... lakin gördügü manzara karşısında aklını kaybeder sanki... mahbubul kulub'un -sav- mubarek çehrelerinden bir ter damlası düşer... düşen tuana'dır belki aleme... ama zeyd'in -ra- derdi cennet degildir ki... ve suçlu oradadır...
sevgiliyi inciten, terleten suçlu başı üzerindedir... hemencecik başını ona çevirir ve öylece bakar... şimdi iş değişmiştir... ortalıgı yakıp kavuran güneş, bu kez şaşkına dönmüş bir vaziyettedir... ve oda gözlerini zeyd'e -ra- mıhlamıştır çaresiz... ne yapacagını bilmez bir haldedir... emri ilahi olmasa belki kaçacak oracıktan... kim dayanabilir ki bu bakışlara... ama orda olması gerek işte... ve yavaş yavaş ufka yürümesi, çünkü böyle dilenmiş ezelde... alemlerin sevgilisi -sav- dayanamaz daha fazla ve seslenir:
'ya zeyd! güneşi söndüreceksin!'...
 seslenen sevgili olunca, derhal başını önüne düşürüverir zeyd -ra- ve mahcub bir vaziyette kalır öylece... neyse ki güneş sevinmiştir bu ise... onun da daha fazla dayanacak takati kalmamıştır ki.. yoksa zeyd -ra- canını alacaktı biraz daha bakışsalar idi... ama anlatılır ki aslında güneş de masumdur... zira güneşin hali de iradi değildir, kendi elinde olmadan böyle bir işe kalkışmıştır... ve sevgililer sevgilisinden -sav- bir ter damlası düşmesine sebeb olmuştur... şöyle seslendiği anlatılır güneşin daha sonra zeyde:
'ya zeyd!... bu halimden ötürü beni kınama, bana kızma... bilmez misin ki o'na -sav- bütün alemler aşıktır... benimde derdim o'na -sav- biraz yakın olmak idi...'
evet dedik ya aşıkların işleri gayri ihtiyari... bu yüzden yaptıklarından dolayı sorumlu tutulmasalarda olur... malum deliler hesabtan uzaktırlar...
evet hesaptan uzak ve emin olmak için o'nu -sav- deli gibi sevmek gerek.. aklı kaybetmeli, hem öyle bir kaybetmeli ki... varlık seferber olsa, zerre kadar bir ipucuna ulaşılamamalı... maalesef!... denmeli, aklını bir türlü bulamıyoruz...
evet, evet o'nu -sav- deli sevmeli... mesela abdullah b. zeyd -ra- gibi sevmeli... o'nu -sav- göremeden duramamalı yerinde.. mubarek çehre ile selamlaşıp da evine dönünce... dayanamayıp bir telaş ile tekrar yanına dogru koyulmalı.. ve seyre dalmalı sevgiliyi... kanmalı o'na -sav-... şayet sonsuzluga kanmak mümkün ise...
evet, evet... sevmek gerek o'nu -sav-... hemde delicesine...

29/06/07
aliza ahsustur ...
|
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
|
|
|
|
Hakkımda
Bir El Tutki O da Seni Tutsun. |
|