Kenz'ül-Ummal'de şöyle geçer:
1- Ebu Talip oğlu Ali'den (a.s.) şöyle rivayet olunur: "Hz. Reslullah'tan (s.a.a.) "Size nasıl salavat getirelim?" diye sorulduğunda; "Şöyle söyleyin:" buyurdu, "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd. Ve barik ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm ve ala âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[43] Yâni: "ALLAH'ım! MUHAMMED'e ve soyuna salat et, tıpkı İbrahim'e ve soyuna salat ettiğin gibi; şüphesiz sen övgüye ve hamda layıksın, pek de yücesin. Aynı şekilde, MUHAMMED'e ve soyuna hayır ve berket ver, tıpkı İbrahim'e ve soyuna hayır ve berket verdiğin gibi; şüphesiz sen övgüye ve hamda layıksın, pek de yücesin."
Sahih-i Müslim, Sünen-i Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, Muvatta-ı Malik, Müsned-i Ahmed ve Sünen-i Daremi'de şöyle geçer:
2- Ebu Mes'ud-i Ensari şöyle rivayet eder: "Sa'd bin Ubade'nin meclisnde Hz. Resulullah (s.a.a.) ile birlikteydik. Beşir bin Sa'd (Ebu Nu'man bin Beşir); "Ey Allh'ın Resulü!" dedi, "ALLAH Teala sana salat ve selam göndermenizi emrediyor; sana nasıl salat göndereceğimizi öğretir misiniz bize?" Hazret, bir süre sustu. Biz keşke bu soruyu sormasaydık diye düşünürken başını kaldırıp şöyle buyurdu: "ALLAHumme salli ala MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm, ve barik ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm fi'l-âlemîn, inneke Hamîdun Mecîd." İşte bunu söyeleyin, daha önce de size böyle öğretmiştim."[44]
Sahih-i Buhari, Sünen-i Nesai, İbn-i Mace ve Müsned-i Ahmed'de şöyle geçer:
3- Ebu Said Hudri şöyle rivayet eder: "Hz. Resulullah'a (s.a.a.); "Size selam olsun ya Resulullah." dememiz gerktiğini biliyoruz, ama size salavat getirmenin nasıl olacağını bilmiyoruz." dedik. Resulullah (s.a.a.); "Şöyle deyin:" buyurdu, "ALLAHumme salli ala MUHAMMED, abdike ve Resulik, kema salleyte ala İbrahîm ve barik ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm."[45]
Taberi ve Suyuti'nin Tefsirinde şöyle geçer:
İbn- i Abbas'tan şöyle rivayet olunur: "(...) Ey ALLAH Resulü! Sana selam vermeyi biliyoruz, nasıl salavat getireceğimizi de öğretir misin bize?" diye sorduk. Resulullah (s.a.a.) şöyle salavat getirmemizi buyurdular: "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd. Ve barik ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[46]
Sünen-i Nesai'de şöyle geçer:
5- Zeyd bin Harice, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Bana salavat getirin ve elinizden geldiğince dua ederek şöyle deyin: "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, ve barik ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm ve ala âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[47]
Sünen-i Nesai ve Müsned-i Ahmed'de şöyle geçer:
6- Ebu Talha'dan şöyle rivayet olunur: "ALLAH Resulü'nden (s.a.a.); "Ya Resulellah! Size nasıl salavat getirilmeli?" diye sordum. Hazret, şöyle söylemenizi buyurdu: "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd. Ve barik ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."
Bir başka rivaytte de şöyle geçer:
"Adamın biri Hz. Resulullah'tan (s.a.a.), kendisine nasıl salavat getireceğini sordu. Hazret; "Şöyle söyleyin:" buyurdular, "ALLAHume salli ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd. Ve barik ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[48]
Kenz'ül-Ummal'de şöyle geçer:
7- Talha'dan şöyle rivayet olunur: "Hz. Resulullah'a (s.a.a.); "Size nasıl selam verceğimizi bildik; size nasıl salavat getireceğimizi de bize öğretininiz." dedik. Hazret; "Şöyle deyin:" buyurdular, "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, ve barik ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema salleyte ve barekte ala İbrahîm ve ala âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[49]
Sahih-i Buhari, Müslim, Sünen-i Ebu Davud, Daremi, Nesai, Tirmizi, İbn-i Mace, Müsned-i Ahmed ve Taberi ile Suyuti Tefsirlerinde şöyle geçer:
8- Ka'b bin Acze şöyle rivayet eder: "ALLAH Resulü'nün (s.a.a.) yanındaydık, bir adam içeri girerek; "Ya Reaulullah! Sana selam vermeyi bildik; peki nasıl salavat gönderceğiz?" diye sordu. Hazret; "Şöyle söyleyin:" buyurdular, "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm ve ala âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd. ALLAHumme barik ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[50]
Müsned-i Ahmed ve ed-Dürr'ül-Mensur'da şöyle geçer:
9- Büreyde-i Huzai, Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) şöyle getirilmesini buyurduğunu rivayet eder: "ALLAHumme'c'al salavateke ve rahmeteke ve berekateke ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema cealtehu ala İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd."[51]
Kenz'ül-Ummal'de şöyle geçer:
10- MUHAMMED bin Abdullah bin Zeyd, Hz. Resulullah'tan (s.a.a.) şöyle rivayet eder: "Hazret kendisine şöyle salavat getirilmesini buyurdu: "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm. Ve barik ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm fi'l-âlemîn, inneke Hamîdun Mecîd." Selam da bildiğiniz gibidir."[52]
Taberi ve Suyuti Tefsirlerin şöyle geçer:
11- "ALLAH ve mellekleri Peygamber'e salat ederler.…" ayet-i şerifesi hakkında İbrahim'den şöyle naklolunur: "ALLAH Resulü'ne (s.a.a.); "Size selam vermeyi bildik; size nasıl salavat getireceğmizi de öğretiniz bize." dedik. Hazret, şöyle söylenmesini buyurdu: "ALLAHumme salli ala MUHAMMED ve ala âl-i MUHAMMED, kema salleyte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, ve barik ala MUHAMMED ve âl-i MUHAMMED, kema barekte ala İbrahîm ve âl-i İbrahîm, inneke Hamîdun Mecîd." Sonra ekledi: "Bana nasıl selam vereceğinizi de biliyorsunuz."[53] Aynı hadis, Kenz'ül-Ummal'de Aişe'den de rivayet edilmiştir.[54]
____________________ 1- Ahzab/56. 2- Ahzab/21. 3- Sırr'us-Saadet, s. 16. 4- Sırr'us-Saadet, s. 16. 5- Sırr'us-Saadet, s. 16. 6- Rıyaz'us-Salikin, c. 1,s. 420. 7- Ahzab/43. 8- Ahzab/71 9- Cami'ul-Ahbar, s. 69.
|