Image Hosted by ImageShack.us
YEGÂNE GERÇEĞİMİZ - cemd - Blogcu <title> YEGÂNE GERÇEĞİMİZ - cemd - Blogcu



cemd

16/12/2007 - YEGÂNE GERÇEĞİMİZ

Kategori: Deneme yazilari

Yazar Adı: Cihan PETEK

Yazar İletişim: C.Petek@Seymes.Com


     Bu yazı alıntı olup şahsıma ait değildir.

Biraz sebat gösterip yazıyı tamamen okumanızı rica ediyorum…  

 HAK YOLCUSUNUN MENFAATİNE OLDUĞU KANAATİNDEYİM

 

      Harika bir yazı:

 Arada bir bunaldığınızda okuyun

muhakkak rahatlarsınız ve muhakkak daha çok

 düşünmeye ve çalışmaya başlar, ne kadar da

yaratanımıza muhtaç olduğumuzu hatırlarız.  

 

     Onsuz bir hayatı olan olmadığı gibi, onunlayken

 bir hayattan bahsetmek mümkün değil can cazım. 

 

  Evet, o bize çok yakın ve her an yanı başımızda

bir nefes kadar yakın…

 -Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okumuştum,

 hayatın anlamını bilmek adına tavsiye edilen bir

 metot vardı içinde…

     DENİYORDU Kİ, arada birçok bunaldığınızda,

hayatın sizin için çekilmez olduğunu düşündüğünüz anlarda,

 kendinize 10 dk ayırın ve cenazenizi düşünün.

     Bunları düşündüğünüzde,

dünyandaki yerinizi, siz öldükten sonra oluşacak boşluğu,

sevdiklerini için ve sizi sevenler için öneminizi anlayacaksınız.

Özellikle insanların sizin için neler söyleyecekleri,

onlar için ne ifade ettiğinizi hissetmeye çalışın…

     O anda geriye dönme şansınızın olmadığını,

 hayat denen kredinizin bittiğini ve onlara cevap

 verme şansınızın olmadığını düşünün…

 Tekrar sarılma ve koklama şansınızın bittiğini hissedin…

     Dünyadaki küslüklerin ayrılıkların,

 

kavgaların yanında bu acının ve geri dönülmezliğin çaresizliğini yaşayın…

Bırakın canınız yansın bırakın alevler içinde kavrulsun tüm ruhunuz…

Orada o musalla taşında düşünün kendinizi…

Seyredin şu on çevrenizde olanların yüz ifadelerini…

Akıllarından ve yüreklerinden geçenleri hayal edin…

—kitaba devam edemeden bıraktım kenara ve gözlerimi

kapatıp aynen düşünmeye başladım.

 

Eşimi oğlumu annemi, babamı ve tüm sevdiklerimi tek tek

 oturttum yanı başıma,

 birer birer yerleştirdim hepsini tabutumun yanı başına.

Hayatımda hiç bu kadar canım yanmamıştı.

Görüyorum işte babaaaa diye ağlayan biricik oğlumu.

Eşim kucağında ağlayan emanetimle, ayakta durmaya

 çalışıyordu Per perişan…

Koca çınar babacığım, belli belirsin dualar okuyordu,

 

o gözümün önünden gitmeyen vakur duruşuyla…

 

Annem ciğerinden bir parça canlı canlı koparılmış

gibi hem içine hem dışına akıtıyordu gözyaşlarını.

Kardeşlerin akrabalarım çok erken gitti, doyamadı

oğluna diyordu acıyan ses tonlarıyla…

Ve dostlarım onlarda şaşkındı…

Bazısı daha dün birlikteydik nasıl olur diyordu…

Bunları seyredip onlara hayır ölmedim buradayım

demek istedim hayal olduğunu unutup…

Sonra anladım yazarın ne demek istediğini kitabı bitirmeden önce…

 farkındalık önemli bir kavramdır psikolojide…

 

 Belki de aklımıza hiç gelmeyen gelmeyecek olan

 farkındalığı göstermek istemişti yazar.

 

Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı ne de isteğim…

Almam gereken dersi almıştım…

 Şimdi ne yazarın adını ne de kitabı hatırlıyorum…

 Şu an bunları yazarken bile çok kötü oldum…

Bu olayda tek farkındalıkta yok üstelik…

Biraz kendime geldikten sonra devam ettim hayatımın en zor hayaline…

 

Sırada çevremdekilerin ölümüm sonrasında neler söyleyecekleri vardı…

 

 Usulen ve nezaketen söylenenlerin dışında…

Onlarda bıraktığım izleri,

yaşananları ve yaşanamayanları elden geçirerek ben konuşturacaktım hayalimde…

 İçlerini okuyacaktım, senoryaları bana ait olarak…

Yaşarken neler yazmıştım ölümümle neler okuyacaktım…

Gerçek duygularla ulaşmaya çalıştığım ölüm acısını etkisiyle girilen

duygusal mod değildi deşifre etmem gereken metin…

 

Canım oğlumun söyleyecek çok şeyi yoktu.

Özleyecek ve yokluğumu hissedecekti. A

ğlayacaktı aklına geldikçe…

Belki ölümün ne anlama geldiğini

 hissedecek yaşa gelinceye kadar sıradan bir

üzüntünün ötesine geçmeyecekti ölümüm…

 Ama hayal bu ya 18–20 yaşına getirdim oğlumu…-

 hayal meyal hatırlıyorum be baba seni, keşke şu

an yaşıyor olsaydın da şöyle erkek erkeye

sohbet etseydik seninle, bak mezuniyet töreninde de babasızdım…

 

Askere giderken kimin elini öpeceğim senin yerine…

Diyecek canı yanarak bir köşede.

Sevgili eşim-nasıl dayanır benizliğe.

Hayatının tek adamı, toprak olacaktı…

Bir daha seni seviyorum diyemeyecekti.

 Bir daha hevesle açamayacaktı kapıyı.

Her sabah bensiz başlayacaktı koca gün…

     Babam – annem ‘onlar’ bu güne kadar,

evlat olarak hiçbir şey yapamamanın acısıyla kahrolduğum güzel insanlar…

 

Helaldi şüphesiz hakları bilerek hiç kırmamıştım onları.

Üzerlerine titredikleri evlatları onlardan önce gitmişti.

 İşte önlerinde ve dualarına muhtaçtım.

 

Kaç anne-babanın dayanabileceği bir acıydı evladını

cenazesinde bulunmak,

herhalde insanın uzun yaşadığına,

üzüldüğü nadir anlardan olsa gerek…

 

 Diğerlerine geçmiyorum.

Bu yazıyı yazıp

sizlerle paylaştığıma göre ‘diğerleri’ içerinse sizlerde dâhilsiniz.

Düşünün bir gün mail ulaşıyor mail-boxsınıza ‘ölmüş diye.

 

Sizler kim bilir neler düşünür ve neler yazardınız.

 Eşim şu an yanımda ağlıyor gerçekmiş gibi.

Oysa yazarın amacı:

yaşamanın ve hala nefes alıyor olmanın kıymetini göstermekti.

Benim de öyle…

Lafı çok uzattım farkındayım…

Ama dediğimiz çözümü zor süreç 2

 satırla özetlenemeyecek kadar girintili çıkıntılı…

 

 Ben o gün kurduğum o hayalle canımın

tüm yanmasına rağmen YENİDEN DOĞDUM, bilgisayar

 diliyle format attım hayatıma.

Sahip olduklarımın farkına

 vardım ve hala nefes alıyor olduğum

için Allaha şükrettim. Gözlerimi açtığım anda o

acı sahne bitmişti…

Peki ya hayal değil de gerçek olsaydı ve perde bir daha

 açılmamak üzere kapansaydı.

 

İşte bu final bu yazıyı buraya kadar okumanıza değmiş olmalı.

Belki gerildiniz ama devamını getirirseniz buna değer bence…

Ben bu gün biraz melankoliğim ve biraz abartmış olabilirim.

Bence bu yazıyı sadece okuyarak bırakmayın

 

LÜTFEN ARADA BİR BUNLARI TARTIN,

 DÜŞÜNÜN VE HAYTINIZI GÖZDEN GEÇİRİN,

ölümün kime ve ne zaman geleceğini yüce

Allah tan başka bilen yok, işte bu yüzden hazır yaşıyorken

yapabileceklerinizi yapın, ertelemeyin.

Bilerek bilmeyerek kırdığınız kalpleri tamir edin,

sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla

zaman ayırın

VE

 EN ÖNEMLİSİ:

 VERDİĞİ VERMEDİĞİ,

 

ALDIĞI ALMADIĞI HER ŞEY İÇİN TEKRAR TEKRAR ŞÜKREDİN YÜCE YARADANA (C.C.)

 

www.seymes.com katkılarıyla




 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

Bir El Tutki O da Seni Tutsun.
free counters

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • cansofi
  • Nasihatler.Net
  • Bilvanis.Net
  • Menzil.Net
  • yakaza
  • Madca .1
  • Madca.2
  • Hayata gülümse
  • Sahranehir
  • revival
  • uslu
  • seymes
  • hezar
  • ferzane

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • zikrullah
  • benyako
  • Blogcu Yardım
  • cansofi
  • digilak
  • 2563
  • farukterzi
  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması